PROGRAMLARIMIZ

Bilgiye ulaşmanın çok kolay hale geldiği günümüzde, okulları öğrenciler için daha anlamlı ortamlar haline getirmemizi zorunlu kılmaktadır. MIT´den Mitchel Resnick şöyle diyor “Bugün okullarda uygulanan müfredatın büyük bir bölümü, kağıt-kalem çağı için tasarlanmıştır. Bu durum iki nedenle değişmeli: Öğrencileri başarılı olmaları için hazırladığımız dijital toplumsal yaşamın dönüşümü ve dijital teknolojilerin öğrencilerimizin öğrenme biçimlerini değiştirmesi… Endüstriyel çağdan bilgi toplumu çağına ve şimdi de yaratıcı toplum çağına geçiş yaşıyoruz.” Eğitimde teknoloji kullanımın yaygınlaşmaya başlaması, sınıflarda ve hatta okullarda bir dönüşüme gitme ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. İşte bu dönüşüm, teknolojinin sağladığı imkânları öğretimde etkili bir biçimde kullanma ve öğrencileri bir üretim sürecinin içine dâhil edip, onlara çağa uygun öğrenme ortamları tasarlamakla gerçekleşecektir. Günümüz eğitim dünyasında en etkili öğretim modellerinden biri olarak yıldızı parlayan Flipped Classroom, öğretimde zaman ve mekân sınırlamalarını kaldıran ve teknolojinin çok aktif olarak kullanıldığı bir model olarak bizlere yepyeni bir eğitim anlayışı sunmaktadır. Sınıfları Ters-Yüz etmenin tam zamanı! Kazanımları: Bu programı tamamlayan katılımcılar; Mobil öğrenme temel kavram ve bilgileri Flipped Classroom Felsefesi, yöntem bilgisi ve araçlar Flipped Classroom Uygulama Hazırlıkları ve Süreci Hakkında bilgi sahibi olur ve temel teknolojik hazırlık süreçlerini deneyimler. Katılımcı Profili: Ortaokul ve Lise Branş Öğretmenleri, eğitim teknolojisi birimleri, okul liderleri.

Süresi: 2 gün

Yaşamı bir öğrenme yolculuğu olarak gören ve bunu içselleştirilmiş beceriler yoluyla meslektaşlarına ve öğrencilerine yansıtarak öğretmenlik yapmanın yollarını bulmak için tasarlanmış bir programdır. Bilginin evrensel olarak kolaylıkla erişilebilir hale gelmesi ve hızla değişen dünyamızda karşımıza hazır bulunuşlukları çok farklı ve üst düzeyde gelen öğrencilerimizle birlikte bir öğrenme yolculuğu yapabilmek, bu yolculukta onların aradığı öğrenme yoldaşları olabilmek için yeni bir bakış açısı kazanacaksınız. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde öğretmenler için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır. Bu program atölye çalışması olarak en az iki gün olarak yapılmaktadır.

21. Yüzyıl temelde değişimin hızıyla karakteri belirleyen bir yüzyıl olarak yaşanmaya başladı. Bu yüzyılın değişimi tetikleyen temel dinamiklerinden birisi de dijital araçlardır. Hayatımızın pek çok noktasını hızla değiştirmiş olan bu araçların okulu ve öğrenme süreçlerini de değiştirmesi kaçınılmazdır. Bu değişim, dijital göçmenler olan biz eğitimcilere oldukça korkutucu gelmekle birlikte dijital yerliler olan öğrencilerimize ise konuşmaya bile gerek duyulmayan bir gerçeklik olarak görünmektedir. Bu nedenle; bir eğitimci ve eğitim kurumu olarak kendimizi ve kurumumuzu öğrencilerle, ihtiyacı olan becerilerle geleceğe hazırlayabilmek için dönüştürmek ve geliştirmek durumundayız. Bu atölyenin kazanımları; 1. 21. Yüzyıl temasını anlamak 2. 21. Yüzyıl becerilerini ve eğitim sistemindeki yerini anlamak 3. Dijital araçlar amaç mı araç mı farkını anlamak 4. Dijital araçları kullanarak sınıfını ve okulunu yeniden tasarlama anlayışı kazanmak

Büyük bir hızla değişen dünyamızda bizi en çok korkutan, kaygılandıran konularında başında gelen elbette çocuklarımızın gelecekleri. Gelecek kaygısının yanında onların yaşam şekli olarak bizim yaşamlarımızdan tamamen farklılaşmaları ve özellikle de dijital dünya ile çok fazla içli dışlı olmaları anne ve babaları bir hayli kaygılandırıyor. Bu çağın çocuklarına ana baba olmak gerçekten farklı bakış açısı, geliştirilmiş iletişim becerileri ve yüksek düzeyde duygusal zeka kullanımı gerektiriyor… Bu konuların örnek olaylarla paylaşıldığı bu seminerde/atölyede bu yüzyılın çocuklarıyla etkili iletişim kuracak fikirler paylaşılıyor. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışmasının aynı düzeyde veli grupları olması ve en fazla 30-35 kişi katılım ile sınırlandırılması önerilir.

Geleneksel liderler ve geçmişin liderliği 21. Yüzyılın taleplerini karşılamakta yetersiz kalmaktadırlar. Yeni milenyuma girdiğimiz bu yıllarda dünyamız benzersiz bir karmaşıklık, paradoks ve öngörülemezlik ile tanımlanabilir. Değişim hızlı ve acımasız ve günümüzün liderleri daha önce hiç karşılaşmadıkları sorunlarla/taleplerle karşı karşıyalar. Geçmişte işimize yaramış standart liderlik yaklaşımları hızlı bir şekilde yükümlülükler haline gelmekteyken Liderlik ve ona bağlı alışkanlıklarla ilgili geleneksel bilgelik de unutulmamalıdır. İdealize ettiğimiz, olmak istediğimiz, dayandığımız ve çok arzu ettiğimiz güçlü, kararlı, karizmatik ve bağımsız lider ve liderlik yeni milenyumda ters tepki verebilir ve sürdürülebilir bir geleceği çürütebilir. 21. Yüzyılın zorlukları ve fırsatları yeni tipte bir lider ve liderlik arıyor ve aslında liderlik ve geleceğin liderlerini yetiştirmek hakkında tamamen yeni ve farklı bir düşünce yoluna çağrı yapıyor. Bu programda yeni milenyumun doğası ve önümüzdeki belirsiz on yıllar içinde çok önemli olması beklenen lider ve liderlik özelliklerini tartışılmaktadır. Bu yüzyıla uygun liderlik davranışları ve içselleştirilmesi için uygulama örnekleri programda verilmektedir. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde liderler ve liderlik adayları için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır. Programın ideal süresi katılımcı profile ve kurum ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir.

Koçluk/Öğrenme Yoldaşlığı yaklaşımını yönetim tarzına entegre eden yeni çağın liderleri, çalışanlarının potansiyellerini ortaya çıkarmalarına destek oluyor ve performanslarını maksimuma çıkarmalarını sağlıyor. ‘Öğrenme Yoldaşlığı Becerileriyle Okul Liderliği’ Öğrenme Yoldaşlığı becerilerini içeren yönetim anlayışını geliştirmeyi amaçlayan üç günlük bir atölye çalışmasıdır. Kayhan Karlı, bu eğitim programını, Çözüm Odaklı Koçluk teknikleri ve süreçleri üzerinden, 21. Yüzyılın okul liderlerinin yöneticilik ve kurumsal yeteneklerini yeniden tanımlamak adına geliştirmiştir. Araştırmalara göre, öğretmenler, meslektaş koçluğunu / öğrenme yoldaşlığını takiben, eğitimdeki değişimi desteklemek için beceri ve stratejiden artan oranda yararlanıyor (Bowman & McCormick, 2000; Kohler vd., 1997; Smith vd.,2004). Showers, koçluk/yoldaşlık alan öğretmenlerin %80’inin, almayanların ise %10’unun yeni stratejiler uyguladığını belirtiyor. Meslektaş koçluğunun / öğrenme yoldaşlığının daha yüksek öğrenci başarısına yol açtığı da kanıtlanmıştır (Bartell, 2005). İki yıl süreyle koçluk / yoldaşlık alan öğretmenlerin, bir yıl alanlara göre daha fazla gelişim gösterdiği de görülüyor (Pasch & Harberts, 1992). Bu program, orta ve üst düzey okul yöneticilerine, meslektaşlarını ve işleri daha etkin yönetebilmeleri için koçluk becerilerini aşılar. Burada, yönetici, kurum içinde bir koç olarak çalışmaktan çok, öğrenmiş olduğu koçluk tekniklerini, iş üzerinde ve işin gerektirdikleri doğrultusunda, meslektaşlarının kendi potansiyellerini ortaya çıkarmaları ve geliştirmeleri için kullanır. Bu eğitim, orta ve üst düzey okul yöneticilerinin yöneticilik tarzlarına, koçluk tekniklerini/becerilerini adapte etmelerini sağlamayı hedeflemektedir.

Bu yüzyılda okulları birbirinden ayıracak önemli noktalardan birisi de öncelikleridir. Eğer birinci öncelikleri öğretmek değil öğrenmek haline gelmişse o okulda yaşam boyu öğrenen insan tipi yetişebilir. Aksi halde 20. Yüzyıla kadar olduğu gibi öğretenlerin hakim olduğu doğrusal pedagoji bu yüzyılın karmaşık dünyasını anlamakta zorlanan bireyler yetiştirmeye devam eder. Bir okulu belirleyen en önemli özelliklerden birisi de sahip olduğu kurumsal kültürdür. Bu programda okulunuzun öğrenme odaklı bir okul kültürüne erişmesini nasıl sağlarsınız sorunuza cevaplar bulabilirsiniz. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde eğitimciler ve eğitimci olmayanlar için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır.

21. yüzyılın sınıflarında karşımıza gelen öğrenciler hazır bulunuşluk ve beklentiler açısından çok farklılar. Bu çağın çocuklarının ihtiyaç duyduğu öğrenme ortamları bugüne kadar yapmaya alıştıklarımızdan farklı. Bu durum geleneksel sınıf yönetimi anlayışımızın değişmesini sorgular hale gelmemize neden oluyor… Sınıfı yönetmek öğrenmenin gereçekleşmesi için yeterli midir? Sınıf yönetimi ve öğrenme ilişkisi nedir? Öğrenmeyi yönetmek mi? Sınıfı yönetmek mi? sorularının ve cevaplarının tartışılacağı atölye çalışması farklı bir bakış açısı oluşturmayı hedefliyor.

Öğrenmeyi ölçme mi yoksa öğrenme için ölçme mi? Buna benzer sorularımıza cevap bulduğumuz bu program, Dylan William tarafından da söylendiği gibi süreç değerlendirmeyi artık bir öğretim tekniği olarak ele alan bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Değerlendirmenin öğrenciler için hedef koyma ve izleme yapabilmeyi geliştirmesi gerektiği, hem öğretmen hemde öğrenci için ne kazandırdığını anlayabilmek kazanımlarının elde edileceği, nasıl yaparız sorularının ve cevaplarının tartışılacağı atölye çalışması farklı bir bakış açısı oluşturmayı hedefliyor. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde eğitimciler için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır.

Eğitimciler okul yaşamı içinde değişik düzeylerde ilişkiler kurarlar. Bunun içinde en çok tercih edilen arkadaşlık ilişkileridir. Oysa okulu kurumsal olarak, eğitimciyi de kişisel olarak geliştirecek olan meslektaşlık ilişkisidir ki en zor oluşturulandır… Meslektaşlar arasında oluşturulmuş gelişim, öğrenme gruplarını meslektaş çemberleri diye tarif ediyoruz. Meslektaş çemberleri yoluyla okul gelişi programı ise bu sürecin nasıl planlanması ve uygulanması hakkında ustalaşmanızı sağlayacaktır. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde eğitimciler için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır. Atölye çalışması için en az iki gün ayrılması önerilir.

Her birey biriciktir. Her öğrenen tektir yaklaşımı nedeniyle bu çağda sınıflarımızda her bir öğrenen için öğretim ve öğrenme tasarımlarımızı farklılaştırabilmeliyiz. Bu noktada şu sorular hemen akla geliyor… Nasıl farklılaştırma? Ne öğrenecekler? Nasıl ölçeceğim? Öğrenme stillerine göre ders yapmak farklılaştırmamıdır? Gibi sorulara cevaplar bulabileceğiniz bir programdır. Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde eğitimciler için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır.

21. yüzyılın sınıflarında karşımıza gelen öğrenciler hazır bulunuşluk ve beklentiler açısından çok farklılar. Bu çağın çocuklarının ihtiyaç duyduğu öğrenme ortamları bugüne kadar yapmaya alıştıklarımızdan farklı. Dünyanın her yanında 21. Yüzyıl becerileri tartışılıyor. Bu durum geleneksel öğrenme ve öğretme anlayışımızın değişmesini sorgular hale gelmemize neden oluyor… Bu programda neler kazanacaksınız… · 21. Yüzyılın okul, öğrenme ve öğrenci başarısı kavramında,algısında nasıl önemli değişiklikler oluşturduğunun farkına varabilmek, · 21. Yüzyılda başarılı bir birey olabilmek için gerekli dört temel beceri alanının derinlemesine sorgulanması, · 21. Yüzyıl öğrenme ortamlarının öğrencilerin bilişsel ve bağlayıcı becerilerinin üzerindeki farketmek, · Sınıflarımızda uygulanabilecek aktiviteler ve stratejiler elde etmek Bu program hem atölye hemde seminer tarzında uygulanabilmektedir. Atölye çalışması sizin kurumunuz içinde eğitimciler için özel tasarlanmış olarak uygulamanın yanında merkezimizde karma gruplarla da yapılmaktadır.

Öğrenme yoldaşlığını, meslektaşların birlikte çıkacakları öğrenme yolculuğunda yol arkadaşlığı yapmaları olarak tanımlıyoruz. Mevlana ve Şems’in hayatın anlamını öğrenme yolcuğundaki yoldaşlıkları gibi… A. Toffler, “21. yüzyılın cahili, öğrendiğini unutup yeniden öğrenemeyendir” diyor. Biz de okullarda odağımızı öğretmekten öğrenmeye değiştirmeli, okulun tüm paydaşlarını “öğrenen” olarak yeniden tanımlamalıyız. Öğrenenler, öğrenme yolculuğunda yol arkadaşlarına yani öğrenme yoldaşlarına ihtiyaç duyar.

Okul bir otomobil gibidir. Otomobilin hareket etmesini sağlayan motor okulda iletişimdir. Bir okulu etkili bir okul olmaya doğru götüren birinci adım etkili bir iletişim kültürüne sahip olmaktır. Tüm okul paydaçları için etkili iletişim ihtiyacı düzenli eğitim ve geribildirim ile sağlanabilir. Bu program okullarımızın bu ihtiyacını karşılamak için tasarlanmıştır.

BİZE ULAŞIN
Adres:

Göztepe Mh, Dr. Rıfatpaşa Sk. No:19, 34730 Kadıköy/İstanbul

Telefon:

(0216) 360 23 60